3 Ocak 2009 Cumartesi

İstasyon Gibi

İstasyon Gibi

Tren istasyonlarından farkımız olmadığını fark ettim son zamanlarda. İstasyonlardan geçen trenler misali insanlar girip çıkıyor hayatımıza. Bazen biz onların treni olurken bazen onlar bizim trenimiz oluveriyorlar bir anda. Haydarpaşa dile gelse kim bilir neler söyler daha da fazla tren gelsin gitsin ister belki de bilinmez, ama, insanlar gibi gidenlerin ardından hüzünle değil sevinçle baktığı kesin tekrar gelirler diye. Bazıları vardır ki bir kere uğramaları yeter yıllara bedel, hissettirir hep yanında olduğunu bazıları vardır hep yanındadır bazen sen yüz çevirsen bile. Bazıları da vardır ki keşke durmadan geçseydi, keşke tanışmasaydık hiç dediğin, seni senden alıp arkasına bakmadan başka istasyonlara giden…. Zaman zaman hatrına gelir hüzünlenirsin, bir süre sonra bırakırsın akışına zaten düşünmez olursun, yersiz üzüntülerinin yerini alır nefret ve devam edersin yeni trenler beklemeye yeni istasyonlarda mola vermeye…

......

4 yorum:

  1. Her gün aynı yollardan yürüyoruz
    Ama her gün farklı şeyler görüyoruz
    Nereye gidiyoruz?
    Sonra farklı yollardan yürüyoruz
    Ama yine aynı şeyleri görüyoruz
    Nereye gidiyoruz?

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. Ruhidir benim adım hiç çıkamam evimden
    Dostlar uydururum hayali mutluyumdur bu yüzden
    Bir çiçek dürbününden insanlara bakarken
    Bir gün bir istasyon gördüm trenleri geciken
    Yolcular ellerinde tek gidişlik bir bilet
    Henüz bilmeseler de hayat bundan ibaret
    İstasyon insanları burdalar tesadüfen
    Aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden
    Eskiden çok eskiden ben daha çok küçükken
    Henüz cennet plajı otopark olmamışken
    Mercanların arasında küçük balıklar vardı
    En güzellerin el boyunda kavuniçi olanlardı
    Bir gün bir rüya gördüm o kavuniçi balık benmişim
    Büyümem beklenmeden afiyetle yenmişim
    İstasyon insanları burdalar tesadüfen

    YanıtlaSil
  4. Merhaba sevgili şiir dostları,

    Size bu yagmurlu camboçya sokaklarından sesleniyorum...Önümde uçsuz bucaksız angkor wat... Bir kalemin arşa degmesi gibi bir şey bu..
    Belki de kim bilir aslında o kalemin ucu gibi tükenmiştir umutlarımız... Sevgilerle tüm devrik cümle dostları...

    YanıtlaSil